Evsizlerle ilgili bir projeye kabul edilmiştim. Onlara kahvaltı hazırlıyordum bazen yemek yapıyordum ve eğlenceli aktiviteler buluyordum onlar için. Projem hayal ettiğim gibi çıkmasa da güzeldi. Birinci eğitime kadar geri dönmenin yaptırımı olur mu diye araştırıyorken eğitimde her şey tam tersine döndü. Diğer gönüllülerle tanıştık, ilk günlerim ne kadar hayal kırıklığıysa sonrası da hayal edilemeyecek kadar güzel, eğlenceli günlerdi. (her ne kadar el bileğimi ve sol dizimi sakatlamış, Pragda kaldığım hosteldeki tahta kurularını evime getirip 1 ay odamda kalamamış olsam bile.) Birçok dost kazandım, güzel anılar biriktirdim. 14 ülke gördüm, Almanca, İngilizcemi geliştirdim (Gitmeden önce dil bilmeniz gibi bir zorunluluk yok ama İngilizceniz olursa sizin açınızdan çok iyi olabilir). Hayatımda edindiğim en güzel tecrübeydi.

Gelelim Avusturyaya. Sokağa çıktığımda ilk dikkatimi çeken insanların mutluluğu oldu. Ülke zengin, refah seviyeleri yüksek ve dolayısıyla insanları mutlu. Ayrıca ilk dikkatimi çekenlerden biri de yaya trafik lambalarının üzerinde eşcinsel figürlerinin de bulunmasıydı. İnsanlar rahat, huzurlu, başkalarının hayatlarıyla ilgilenmiyorlar, boş yere canlarını sıkmak için sebep aramıyorlar diyeceğim. Her koyun kendi bacağından asılır neticede.

Avusturya çok güzel, inanılmaz bir ülke. Alplerle çevrili, her yerde göl var ve yemyeşil… ESC yapılabilecek en güzel ülkelerden biri. Yemeklerini göz ardı edersek tabii. Yemek kültürü bana pek hitap etmedi. Konumu da bir o kadar güzel. Bu sayede başta 7 komşusu olmak üzere birçok ülkeye çok para harcamadan seyahat edebildim.

Proje kurallarına gelirsek; arkadaşlar birçok şey çok değişkenlik gösteriyor. Genelleyerek anlatacağım. Sizin patronunuzla iyi ilişkilerinize ve ev sahibi kuruluşun iyi niyetine bağlı. Genel olarak her soruna çözüm bulunduğunu gördüm. Projesinden memnun olmayan bir gönüllünün projesini değiştirmesi de dahil. İzin günleriniz yine aynı şekilde çalıştığınız yere bağlı. Ben hafta içi fazla çalışıp, çalıştığım fazla saat sayısını genel izinlerime ekleyebiliyordum. Ama tabii ki bu da sizin iletişiminize bağlı. İyi niyetinize inanırlarsa genel olarak hiçbir sorun çıkarmıyorlar diyebilirim. Ama özellikle ilk gittiğinizde kuralların ve haklarınızın bilincinde olarak gitmenizi öneririm. Detaylı bir şekilde. Örneğin dil kursu saatlerinizin çalışma saatiniz olarak sayılması ya da gönüllü olduğunuz için istemediğiniz ağır işlerin size yaptırılmaması gerektiği gibi.

Size tavsiyem kesinlikle kuralları ve haklarınızı bilerek gidin. Kalacağınız yerin önceden fotoğraflarını isteyin ve mümkünse projenizdeki eski gönüllülerin iletişim adresini isteyerek bilgiler alın. Alacağınız ücret hakkında gitmeden önce kafanızda soru işaretleri olmasın netleştirin. Mentörünüz sorunlarınızda size yardımcı olmak için var. Herhangi bir sorununuzda öncelikle onunla iletişime geçin. Gider gitmez ihtiyaç olabilir diye her şeye gereksiz paralar harcamayın. Onlar ilerideki gezileriniz için lazım ve zaten ucuzunu bulabileceğiniz yerleri öğreniyorsunuz sonradan.

Evet benim anlatacaklarım bu kadar. Umarım en azından fikir edinebilmeniz için faydalı olabilmişimdir. Projeleriniz için hepinize bol şans diliyorum. Umarım gönlünüzden geçen kadar güzel bir proje dönemi geçirebilirsiniz. Unutmayın sorunlar olacak, bunların çözümleri de olacak hep, proje döneminizi etkileyecek bir boyuta gelmesini engelleyin o kadar. Bana sorularınız için iletişim adresimi bırakıyorum. Elimden geldiğince yardım etmeye çalışırım sorularınız için.

Ayça Demirci (AGH-21 Avusturya Gönüllüsü)

One thought on “Ayça Demirci’nin Avusturya Deneyimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.