”Başvursam Ne Kaybederim Ki” den Polonya’da 7 Haftalık Bir Maceraya!

Hej! veya Część! Polonya’da dediğimiz gibi 😊 Ben Bora, 19 yaşındayım ve yakın bir zamanda Polonya’nın Rzeszów kentinde 7 haftalık gönüllüğümü tamamladım. Rzeszów bizim standartlarımıza göre küçük bir şehir, ama Polonya’nın güneydoğu bölgesinin ve güneydoğu Ukrayna sınırının en büyük şehri, ayrıca voyvodalığının(bölgesinin) da başkenti. 200 bin nüfusa sahip, ama nüfusuna göre her anlamda çok fazla olanağa da sahip.

Ev sahibi organizasyonum, Stowarzyszenie Projektów Międzynarodowych „INPRO”/ Uluslararası Projeler Derneği “INPRO” idi. Organizasyon, yerel halkı yeni kültürlerle tanıştırabilmek ve sosyalleştirebilmek için; Çarşamba günleri Open Cafe’, Pazartesi günleri Youth Club ve son olarak her ekip gönüllü projesinin sonunda gençlik festivalleri gibi yerel gençlik etkinlikleri düzenliyor. Open Cafeler, her Çarşamba Rzeszów’un Urban Lab’inde gönüllüler ve yerel insanlarla, ilgilendiğimiz herhangi bir konuyu özgürce tartıştığımız; icebreakerlara, bir konu üzerine beyin fırtınalarına, oyunlara, ve tartışmalara katıldığımız düzenli buluşmalar düzenledi.

Üniversiteye yeni başladım ve okulumun ilk dönemi internet üzerindendi, ben de bu dönemi değerlendirebilmek için projelere başvuruyordum ve bu katıldığım projeyi Pi Gençlik Derneği üzerinden buldum. Projeye kabul edildikten sonra gönderici kuruluşum olmayı kabul ettiler ve proje öncesi ve süresince çok ilgili davrandılar. Oda arkadaşım André bu projelerle ilgili şunu demişti, ‘’ilk başta bunların sahtekarlık olduğunu düşündüm çünkü gerçek olabilmek için ÇOK iyiydiler.’’ Ben de aynı şeyi düşünmüştüm ama ‘’Başvurursam ne kaybederim ki?’’ diye düşünüp gece 4’te bir motivasyon mektubu ile özgeçmiş oluşturup projeye başvurdum. ‘’Bu saatte bunu yapmama değdi mi?’’ diye düşünmüştüm ve bir süre sonra şöyle bir e-posta aldım. ‘’ Invitation: Volunteering in Poland’’ bunun üzerine ev sahibi kuruluş ile bir görüşme yaptık ve bir hafta sonra bana kabul edildiğimi bildirdiler, bu sayede 7 haftalık Polonya maceram başlamış oldu!

Sonraki adımım gerekli eşyaları ve planlamaları yapmak oldu. Pasaportum zaten vardı, uçak bileti nereden almalıydım? Hava nasıl olacaktı? Okulum izin verecek miydi? Her şey yolunda gitti ve en sonunda 5 Şubat’ta Antalya’dan uçağa bindim. Aslında Bursa’da yaşıyorum, ama uçuş için Antalya’yı seçtim çünkü benim için daha ucuzdu, ve program evimden Rzeszów’da kalacağım yere kadar yaptığım tüm ulaşım harcamalarını ödedi.

Projem boyunca 10 farklı ülkeden 15 kişi hep beraber bir tren istasyonunda kaldık. Tren istasyonu? Ne alaka? Gittiğim organizasyon Rzeszów Tren İstasyonu’nun ( Rzeszów Główny bizim için 😊) bir kısmını kullanıyor, hem ofis hem de kaldığımız ‘’hostel’’ bu tren istasyonunda idi ve bir odadan başka bir odaya geçer gibi ofise geçiyorduk. Kaldığımız odalarda 2 veya 3 kişi idik, benim oda arkadaşlarım İtalyan Filippo ve Portekizli André idi.

Proje boyunca Gençlik Fırsatları, ESC ve Erasmus programları hakkında bir workshop hazırladım, Festivalimizin hazırlanmasında görev aldım, Polonya liselerine gidip etkinliğimiz hakkında diğer gönüllü arkadaşlarımız ile öğrencilere bilgi verdik, festivalin sunuculuğunu üstlendim, benimle beraber gönüllü olan Açelya ile (kendisine selamlar, eminim okuyorsundur 😊) Türkiye hakkında festivalimizde bir sunum yaptık ve Türkiye köşesi hazırladık, kendi bireysel projemi hazırladım, köpek barınağında yaşayan köpekleri gezdirdim ve evsizler için yemek hazırladım. Tabii hep ‘’ben’’ kullandığıma bakmayın, hepsini birlikte bulunduğum harika insanlarla beraber, tamamen kahkahalar ve neşe ile yaptık! <3

Gönüllülük faaliyetleri dışında kesinlikle bahsetmem gereken yaptığımız seyahatler ve beraber geçirdiğimiz vakitler. 15 kişi, 5 farklı ülke, 30’dan fazla şehir ve yolda geçen 6000’den fazla kilometre. 15 kişi olduğumuz halde hepimiz uyum içinde sonuna kadar eğlendik ve güzel vakit geçirdik. Otobüsü neredeyse kaçırmalar, kazıklanmak, kaybolmak :D, kültürel farklılıklar, cüzdan kaybetme,…. Evet, sorunlar da yaşadık ama hepsini çözebildik, hepsi şu an geriye baktığımızda gülerek anlatacağımız güzel anılar.

Liseden geçen yıl mezun oldum, şu an üniversitede okuyorum ve bu proje hayatımda yaşadığım en iyi deneyimlerden biriydi. Tek başına yabancısı olduğum bir ülkeye gittim, aksilikler yaşadım, yeni kişilerle tanıştım, ve Polonya’da yaşadıklarımı anlatırken dediğim gibi, ‘’Polonya beni yenemedi!’’

İlk başta kafamda soru işaretleri de vardı tabii, ben küçüğüm, beni dışlarlar mı, ne yaparım, acaba gitmesem mi, evde rahatım oraya gidip 2 ay ne yapacağım? Mottom ‘’gitmeyip pişman olacağıma gidip pişman olayım’’ idi ve tüm içtenliğimle söyleyebilirim ki hiçbir saniyesinden pişman olmadım.

Yurtdışına gitmeyi ve gönüllü çalışmayı düşünen herkese gerçekten tavsiye ediyorum. Asla geç değil. Güvenli, hayata bakış açınızı değiştirecek ve olaylara daha geniş açıdan bakmanızı sağlayacak bir deneyim. Bunun için çok paranız olmasına da gerek yok. Yemek, harçlık, konaklama ve yol masraflarınız proje tarafından karşılanıyor. Size iyi şanslar diliyorum ve yeni projelerden haberdar olmak için Pİ Gençlik Derneği sosyal medya hesaplarını takip etmeyi unutmayın! 😊

”Başvursam Ne Kaybederim Ki” den Polonya’da 7 Haftalık Bir Maceraya!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön