Seramik Çalışmaları Konusunda Bir ESC Deneyimi

Hepimiz ne kadar garip bir dönemden geçiyoruz. Sanırım on yıllardır alıştığımız tüm yaşam tarzımızın bir günde birden değişeceğini kimse beklemiyordu. Bekleyemezdik çünkü her birimiz kendi halimizdeydik, kendimiz için planlar yapıyorduk. Ancak gerçek şu ki gelecek hakkında ne düşünürsek düşünelim, o eninde sonunda kendi yolunu seçiyor.

Pandemi dönemimi Romanya’da geçirmeyi beklemiyordum. Geçen sene bu sıralarda seramik üzerine yüksek lisansımı bitirdikten sonra sevdiğim şeyleri bir süre acele etmeden yapmayı düşünüyordum. Çünkü gerçekten uzun bir süre ders çalışmak ve tez yazmakla meşguldüm. Öğrenci olduğum yıllar arasında Avrupa’da 2 Erasmus değişimi yaptım ve bu iki değişim hayatımın en güzel tecrübeleriydi. Bu güzel zamanların özlemi bana gönüllülüğü, yeniden Avrupa’da olmayı düşündürüyordu. Bir yerde yabancı olma hissini ve kendimi yeni şeylere adapte etmeye çalışmayı çok seviyorum. Kültür hakkında en saf bilgiyi elde etmenize ve kendi benliğinizi keşfetmenize yardımcı oluyor. Bu 7 ayda Romanya’da başıma gelen de, tam olarak buydu.

Daha önce de bahsettiğim gibi, her şey bir gün bitmeli. Benim projem de sona erdi. Târgu Frumos’a ilk geldiğim zamanı hala hatırlıyorum. Buraya zihnimde çok güzel düşüncelerle geldim. Yeniden yabancı olmayi, yeni bir kültür keşfetmeyi dört gözle bekliyordum. Ayrıca uzun süre sanat okuyup sanat alanında çalıştığım için bir sanat projesine katılmaktan heyecan duyuyordum ve tutkumu başkalarına gösterme konusunda çok hevesliydim. O ilk güne dönüp baktığımda bu düşüncelerin önemli ölçüde değiştiğini görebiliyorum.

Şanssızlığın, kendimi salgın krizinin ortasında bulmamdı. Ülkeye girdikten kısa bir süre sonra, Romanya ohal durumuna girdi ve kendimi 3 meslektaşımla, 2 ay boyunca, bir evin içinde kapalı bir durumda buldum. İnsanlarla şahsen etkileşim kuramadık, seyahat edemedik, durum belirsizdi. Yine de, ilk hayal kırıklığı günlerinden sonra buna şanssız bir zaman dilimi demekten vazgeçtim. Çünkü o günlerde olanlar hayatımı tamamen değiştirdi. Her zaman kendimle birlikteyken, kendimle ilgili o kadar çok şey keşfettim ki! Her gün yapmaktan zevk aldığım gerçek tutkumu keşfettim, biraz daha sabırlı olmayı öğrendim. Kısacası, belirsizlikle arkadaş oldum ve şu dersi ezberledim: her an her şey olabilir ve hayat bir günde değişebilir. İnsanlığın bu dersi özellikle bu dönemde çok iyi öğrendiğini düşünüyorum.

O günler, korkunç bir durumu faydalı bir hale getirme fırsatıydı. Olağanüstü halin ardından yavaş yavaş yeni normale dönmeye başladık. Yine de dikkatli, hala durumun farkında olarak insanlarla etkileşime geçmeye başladık. O zamanlar, artık içinde bulunduğum kültürü daha iyi öğrenmeye başladığım zamanlardı. İnsanların yabancılara gösterdiği ilgiye ve misafirperverliğe gerçekten hayran kaldım. Yemekleri tattım, müziklerini duydum, danslarını gördüm. Kendi kültürümüzle olan pek çok benzerlikle, bu şehrin geleneksel tarafına gittikçe daha yakın hissetmeye başladım. Kesinlikle deneyimlemeye değerdi!

Kültürü öğrenirken bir yandan da insanlara mesleğimle ilgili şeyler gösteriyordum. Bu benim için beklenmedik bir şeydi, bu küçük şehirdeki insanların sanata bu kadar ilgi duyacağını düşünmüyordum. Biliyorsunuz, burası büyük bir şehir değil ve insanlar genellikle şehirdekiler gibi sanat etkinliklerine ulaşmak için fazla fırsata sahip değiller. Köylerde bu daha da zor. Ama dürüstçe söyleyebilirim ki, daha önce seramiğe bu kadar yetenekli insanlarla tanışmamıştım. Çocuklardan yetiskinlere kadar, herkes harika şeyler yaratıyordu ve bir coğu ilk kez seramik kili gördüklerini söylüyordu. Bu bana kendimi harika hissettirdi.

Atölye çalışmaları ve etkinliklerin yanı sıra, organizasyonun eski gençlik merkezinin seramik atölyesine dönüştürülmesine yardımcı oldum. Sonucta harika bir iş çıkardık, şimdi tam donanımlı bir stüdyomuz var, seramik üretme tutkusu olan yeni nesil gönüllüleri bekliyoruz. Sosyal mesafeye saygılı, küçük bir açılış partisi bile yaptık, ardından kendi seramik atölyelerimi düzenlemeye başladım. Elbette yardımcılarım vardı. Yerel gönüllü ekibimiz, onlara harika kızlar diyorum, seramik işçiliğini kısa sürede öğrendi ve atölyelerimde bana yardımcı olmaya başladılar. Faaliyetlerin yanı sıra geleneksel desenlerden ilham alan ürünler yaratıyordum. İlk günden itibaren Romanya’nın sanat tarihine büyük bir ilgim vardı. Gençlik merkezimizin kütüphanesindeki kitaplardan ve internet üzerinden çeşitli arastırmalar yaptım. Koordinatörüm ve yerel gönüllülerimiz, büyüleyici bir tarih öncesi kültür barındıran, bize çok yakın bir bölgede bulunan Cucuteni hakkında çok şey öğrenmeme yardımcı oldular. Ayrıca çevre köylere yapılan Folcloristica ziyaretlerinde de güzel kültürel etkinlikler gördüm; kıyafetler, danslar, müzik, yemek, bu ülkeyi daha çok takdir etmeme yardımcı oldu.

Şimdi düşünüyorum da, bu deneyimin sona ermesi üzücü ama hayatımda yeni maceraların başlaması da heyecan verici. Bu proje hayatımı değiştirdi. Artık kendimle, tutkularımla ve gelecekte yapmak istediğim şeyler konusunda daha net olduğumu biliyorum. Güzel bir deneyim yaşadım, güzel insanlarla tanıştım ve güzel bir ülke keşfettim. Evet, baslangicta bu şeylerin beni ve hayatımı tamamen değiştireceğini beklemiyordum. Buraya gelmek asla pişman olmayacağım bir şeydi.

Eh, hayat devam ediyor. Yeni bir şeye başlarken, aynı zamanda Arts Lab projesinde de yeni bir bölüm olacak. Eminim gelecek nesil gönüllüler bizim kadar çok şey öğrenecekler. Son olarak söyleyebileceğim şey, bu Güzel Kasabayı keşfetmeye kesinlikle değer!

ESC-033 Romanya Projemizin Gönüllüsü “Nazlı Deniz Ataman”
Pi Gençlik Derneği

Seramik Çalışmaları Konusunda Bir ESC Deneyimi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön