Hareket Hâlinde: Vietnam’ın Başkentiyle Birlikte Gelişmek

Hanoi’de iki ay geçirdikten sonra, itiraf etmeliyim ki şehri dışarıdan birine anlatmaya çalışırken hâlâ burayı hakkıyla ifade etmekte zorlanıyorum. Başlangıçta şehir insanı zorlayabiliyor. Yabancı kokuların ve duyusal uyaranların yoğunluğu, hele ki sıcaklık İsveç’ten alışık olduğumun sık sık ötesine geçiyorken, bunaltıcı olabiliyor. Öte yandan, yüzeyin altını görenler bu kaosun içinde bir mantık olduğunu fark ediyor. Sonsuz motosiklet denizinde yol almayı öğrendiğinizde, şehrin cazibesi inkâr edilemez hâle geliyor. Defalarca kez Vietnam halkının sıcaklığına ve misafirperverliğine, ülkenin zengin kültürü ve tarihine hayran kaldım.

Henüz buradaki yolculuğumun daha başlarında olduğum doğru. Bununla birlikte ilerde Sürdürülebilir Kalkınma Çalışmaları Merkezi (CSDS)’nde SASID projesinde geçirdiğim zamana gurur ve minnetle bakacağımdan eminim.

SASID’e Giden Yol

SASID’i yani Sürdürülebilir ve Kapsayıcı Kalkınma için Dayanışma Eylemini öğreneli epey zaman geçti. Avrupa Dayanışma Programı (ESC) çerçevesinde gerçekleştirilen proje bana gelişmekte olan bir ülkede 10 ay geçirme, sürdürülebilir kalkınma girişimlerini destekleme ve kapasite geliştirme faaliyetleri yürütme konusunda hayatta bir kez karşıma çıkacak türden bir fırsat olduğundan anında dikkatimi çekmişti. Giderek dengesizleşen zamanlarda yaşarken, anlamlı ve olumlu bir değişime katkıda bulunmayı uzun zamandır arzuluyordum ve SASID bu dileğimi gerçekleştirmek için mükemmel bir platform olarak karşıma çıkmıştı. İşin aslı ev sahibi ülkedeki akranlarımdan bir şeyler öğrenmeyi ve de onlar için yararlı olabilecek bilgileri paylaşarak daha sürdürülebilir çözümler için topluca sentezleme yapmayı umuyordum.

Şans eseri, Avrupa’daki SASID proje yöneticileri, Hanoi merkezli CSDS adlı STK’da benzer düşüncelere sahip insanlarla bağlantı kurmama olanak sağlayarak bana böyle bir fırsat sundular. Gençlerin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir proje uygulama alanlarındaki engin deneyiminden tam olarak yararlanarak, CSDS’yi Vietnamlıların kaliteli eğitime erişimi için başarılı yollar açan bir kuruluş olarak tanıdım; özellikle de ülkenin dezavantajlı, kırsal bölgelerindeki düşük gelirli ailelerden gelen insanlara odaklanıyor olmalarıydı.

İlk izlenimlerim gerçekten önemseyen insanlarla çalıştığımı kesinleştirmişti. Ayrıca personeller de geri bildirime açık olduklarını söyledi ve daha iyi olması için neler yapılabileceğini tartışmaya girmeye cesaret etti. Onların tutkusu ve açık fikirliliği, nihayetinde beni hayatımın bir sonraki bölümünü, dünyanın öbür ucundaki, daha önce hakkında nispeten az şey bildiğim bir şehirde geçirmeye ikna eden şey oldu. Buradaki hayat her ne kadar yoğun ve öngörülemez olsa da CSDS ve değerleri hakkındaki sezgilerimin doğru çıkmasından mutluluk duyuyorum. İlk iki ay itibarıyla, ana kuruluş genelindeki çalışma arkadaşlarımdan, “gönüllü turizmi (voluntourism)” kolu olan Volunteers for Peace (VPV) ve burs fonu Bright Future Fund (BFF) ekiplerinden daha fazlasını isteyemezdim.

Hayatın Akışı

Elbette, kuruluş içinde kendime yer bulmam biraz zaman aldı. Yeni çalışma ortamı, meslektaşlar ve kültürel arka plan bağlamları göz önüne alındığında, farklı bir durum yaşanması belki de daha tuhaf olurdu. Diğer gönüllüler anaokullarında veya engelli bireyler için bakım merkezlerinde kendilerine yer bulurken, benim bugüne kadarki deneyimim ilk olarak öğretmenlik üzerine yoğunlaştı.

Tipik bir günde, Sabahlarımı iki kolejden birinde İngilizce konuşma dersleri vererek geçiriyorum. Burada gençlere maddi durumlarına bakılmaksızın yabancı bir eğitmenle İngilizce pratiği yapma imkanları sağlıyoruz. Diğer eğitim merkezleri bu tür “ayrıcalıklı” bir hizmet için yüklü miktarlarda para ödemenizi gerektirirken, bu proje zengin ve fakir arasındaki uçurumu azaltmayı, eğitimi demokratikleştirmeyi ve herkese yeterli fırsatlar sunmayı amaçlamaktadır. Uzun süreli bir gönüllü olarak ayrıca proje koordinasyonuna ilişkin görevler de üstlendim kısa dönem gönüllüleri de projeye dahil ettim ve gönüllü turizmi çerçevesinde uygun düzeyde sürekliliğin sağlanmasına katkıda bulundum.

Öğleden sonraları genellikle CSDS’nin “Language Labs” girişimi kapsamında birebir konuşma dersleri veriyorum. Herkese açık olan bu dersler, hayatın farklı kesimlerinden insanlarla etkileşim kurmama olanak sağladı. Bir gün yurt dışında okuma hayalleri kuran hırslı liseli bir kızla dil bilgisi çalışırken, ertesi gün uluslararası bir dergide yayınlanmayı bekleyen bir araştırmacının sunum becerilerini geliştirmesine yardımcı oluyorum. Bu ihtiyaç duyulduğumuz yerlere müdahale edebilmemizi ve öğrencilerimizin hem akademik hem de mesleki alanda konumlandırmamızı sağlayan bir program mı? Dahası bunu topluluğun ihtiyaçlarını dile getirmelerinin bir yolu olarak görüyorum. Öğrencilerimize fikirlerini dile getirme, bilgilerini paylaşma ve uluslararası bir toplulukla etkileşim kurma becerilerini ve alanını sağlayarak hem kendilerine hem de topluluklarına fayda sağlayabilecek fırsatları değerlendirme konusunda geliştiklerini düşünüyorum. Çalışmalarının meyvelerini görmemiz biraz daha zaman alacak olsa da çabalarının SASID’in savunduğu topluluk odaklı sürdürülebilir kalkınma yaklaşımını hayata geçireceğinden eminim.

Language Labs formatı sayesinde, ekonomik açıdan daha dezavantajlı koşullardan gelen pek çok kişiyle tanışma fırsatını da buldum; bunların arasında BFF bursiyerlerinden bazıları da vardı. Açıkçası, onlarla yaptığım derslerde asıl öğretmenin kim olduğunu sık sık düşünüyorum. Gösterdikleri adanmışlığa büyük bir hayranlık duyuyor, hikâyelerini benimle bu kadar içten paylaşmaları beni derinden etkiliyor. Bu enerji öyle bulaşıcı ki, çoğu zaman akşamları ve hafta sonları boş vakitlerimde ek Language Labs dersleri vermeye gönüllü oluyorum. Sonuçta böyle bir dostu desteklemek için kim elinden geleni yapmaz ki?

Geleceğe Bakış

Hanoi, sürekli dönüşüm içinde olan bir şehir. Modern gökdelenlerle kadim tapınakların yan yana durduğu bir yer. Büyüklerimin bana anlattığı türden bir dönüşüm yaşayan, zeki ve iyi kalpli insanların yaşadığı bir şehir. Daha parlak yarınların yolunu açmak için zor kararların alındığı bir yer.

Bu dönüşümü geleceğe yönelik belirli bir vizyona doğru yönlendirmek bana düşmez. Bu tamamen Vietnam halkının elinde. Buna karşın varlığımın hoş karşılandığı her durumda, onların arzularını desteklemekten mutluluk duyarım. Belki bu hikâyede hâlâ benim için bir yer vardır…

SASID Projesi’nden Edvin Pettersson tarafından yazıldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.