İzmir'de geçirdiğim son aylarda, burada kışların şaşırtıcı derecede hareketli ve zengin geçebildiğini keşfettim. Benim için en keyifli keşiflerden biri, zamanla favori kış aktiviteme dönüşen doğa yürüyüşleri oldu. PiYA için ilki Balçova'da diğeri ise Kaynaklar'da iki doğa yürüyüşü bile düzenledim. Tırmanışlar her zaman kolay değildi, hatta yol boyunca sızlananlar oldu; ama zirveye ulaşıp o manzarayı görünce kesinlikle tüm çabaya değdi.

Bu etkinliklerin ötesinde, doğa yürüyüşleri hayatımın değişmez bir parçası haline geldi. Bazen tek başıma, bazen arkadaşlarımla, hatta profesyonel bir doğa yürüyüşü grubuyla bile yürüdüm. Söz konusu doğa olunca, Pazar sabah 06.00'da uyanmak hiç de zor deği lmiş. Bu deneyimler, İzmir çevresindeki manzaraların değerini daha iyi anlamamı ve farklı kesimlerden insanlarla tanışmamı sağladı. İzmir beni şaşırtmaya devam ediyor. Bazı hafta sonları evden yanıma hem mayomu hem de beremi alarak çıkıyorum. Öğleden sonra 2 - 3 gibi denize girmek hala mümkün, ama güneş batar batmaz hava bir anda buz kesiyor. Bu tezatlık, buradaki kış yaşamının tipik bir özelliği gibi hissettiriyor. Kültürel keşif de bu ayların önemli bir kısmını kapsıyor. Kasım ayı sonunda mentörüm Emre ile Kemeraltı'ndaki Hisar, Kemeraltı ve Şadırvan gibi birçok camiye gitme şansı buldum. Namaz vakitleri, topluluk uygulamaları ve 33 boncuklu tesbih gibi sembolik det aylar hakkında daha fazla bilgi edindim. Tabii ki yemeklerin de payı büyüktü. Sonunda kelle paçayı denedim (yine Emre sayesinde) ve çok sevdim. Özellikle ezogelinle karışık olanı çok lezzetliydi ve kısa sürede favori keşiflerimden biri oldu. 

Bu dönemde, Bağımsız Karaca Sineması, Fransız Enstitüsü’nde ve Konak’taki eski Elhambra Opera Binası’nda düzenlenen sinema – konserleri de dahil olmak üzere birçok kez sinemaya gittim. 

İki arkadaşım İzmir’e beni görmeye geldi ve onlara şehri gezdirmek çok zevkliydi. Onlarla merkezde kalmak, Buca’daki günlük hayata kıyasla ne kadar çok zaman kazanıldığını bana yeniden hatırlattı. Şehri onların gözünden görmek, buranın değerini daha iyi anlamamı sağladı. İşin ilginç yanı, eski İzmir haritalarını içeren bir kitapta; Buca’nın es kiden trenle Basmane ve Alsancak istasyonlarına bağlı olduğunu keşfettim. Görünüşe göre bu hatlar bir sebepten kapatılmış; şimdilerde ise Buca’ya metro uzatılıyor.

Metro istasyonu çalışmaları çok yer kaplayıp araç trafiğini engellediği için de trafik orada çok yoğun. Bölgedeki antik kentleri keşfetmeye devam ettim ve Eylül’den bu yana toplamda 18 yer gezdim (neredeyse her hafta bir tane!). Beni en çok etkileyen yerlerden biri Menderes Magnesiası oldu. Yaklaşık 30.000 kişilik devasa stadyumu, etkileyici bir akustiğe sah ip ve ölçeğiyle şaşırtıcı derecede modern hissettiriyor. Hava sıcaklığının 0°C’ye yaklaştığı ve sert rüzgarların estiği soğuk günler oldu ama kış genel olarak güneşliydi.

Ofiste, evde ve İspanyolca kulübünde Noel ve Yılbaşı anlarını paylaşmak, hava soğuk olsa da bu mevsimi sıcacık geçirmemizi sağladı. Burada kut lamalara Noel denmiyor belki ama o tanıdık renkler ve atmosfer yine de her yerdeydi. Öğrencilerle sohbet kulüplerine katılmanın ve çocuklara ders vermenin yanı sıra, kadınlar merkezinde de zaman geçirdim. Orada, öğrenmeye son derece istekli ve hevesli emekli öğrencilerle tanıştım. 

Farklı bir yaş grubuyla çalışmak bana tazeleyici bir değişi klik gibi geldi, oradaki ortam da her zaman çok pozitifti. Ayrıca 21 Aralık’ta “en uzun gece” koşusuna katılarak sahil boyunca 6 km koştum. Ortam şahaneydi; koşucuların çoğu renkli kıyafetler giyiyordu ve gece vakti deniz kenarında koşmak bu etkinliği gerçekten özel kıldı. Günlük yaşam gittikçe daha alışıldık gelmeye başladı.

 Kültürpark’taki kütüphane gibi yeni yerler keşfettim ve düzenli olarak pazara gitmeye başladım. Evde yemek yapmayı alışkanlık edindim; ayrıca içinde saunası, hamamı ve havuzu olan bir tesis keşfettim, a rtık her hafta oraya gidip yüzüyor ve dinleniyorum. Evdeki o sade anlar da çok kıymetli. Mesela uzun ve yorucu günlerin ardından ev arkadaşlarımla kart oynamak. Tüm bu deneyimler sayesinde buraya gerçekten yerleştiğimi hissediyorum; tatlı bir yoğunluk, ma nevi bir tatmin ve İzmir’le aramda derin bir bağ var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.