Benim adım Mateusz. Bu Türkiye’de beşinci ayım ve buradaki yaşama tamamen uyum sağladığımı hissediyorum. Verdiğim dersler sayesinde, gerçekten azimli pek çok insanla tanışma ve onlarla çok iyi ilişkiler kurup sürdürme şansı buldum. Aralık benim için özellikle zorlu bir aydı. En büyük zorluklardan biri hem sabah hem de akşam çalıştığım çalışma programımdı ve bu son derece yorucu olabiliyordu.

Neyse ki, Noel ve Yeni Yıl tatilinde kendimi şarj edebildim. İşe yenilenmiş, olumlu bir tutumla ve yeni deneyimlere hazır bir şekilde geri döndük. Yeni koordinatörümüzle tanıştık ve düzenli faaliyetlerimize ek olarak şu an onun gözetiminde kendi projelerimiz üzerinde çalışıyoruz. Diğer dört gönüllüyle birlikte bölgesel geziler düzenleyeceğimiz “İzmir’in Cevherleri” isimli bir proje önerdim. Bu gezilerin amacı, bölgenin daha az bilinen bölgelerini tanıtmak ve keşfetmek. Önümüzdeki aydan itibaren, Polonya geleneği olan krepon kağıdından çiçek aranjmanları hazırlama sanatını tanıtacağım ikinci projem ‘ Kâğıttan Bahçe’ye başlayacağım.

Ocak ayındaki ders sayılarının azalmasıyla birlikte şu anda yalnızca birkaç grupla çalışıyorum. Geçtiğimiz aylarda dersleri yürütmek için etkili bir yaklaşım geliştirdiğimi düşünüyorum bu yüzden artık işimden gerçekten zevk alıyorum ve gruplarımla çok eğleniyorum. Başlangıç seviyesi gruplar sayesinde Türkçemi de pratik edebiliyorum, bu da benim için inanılmaz derecede yardımcı oluyor. İnsanların samimiliği ve nezaketi beni burada yaşama konusunda gerçekten büyülüyor, İzmir sanki ikinci evimmiş gibi. Burada kendimi evimde hissediyorum.

