Herkese merhaba! Ben Nisa.

Avrupa Birliği ESC projelerini ilk kez lisedeyken duymuştum. Yıllar sonra iş ararken bir anda aklıma geldi ve “Neden ben de bu projelere başvurmuyorum?” diye düşündüm. Araştırırken PI Gençlik Derneği’ni buldum. O zamanlar, şu an benim yazdığım gibi, daha önce gönüllülük yapan kişilerin blog yazılarını okuyup heyecanlanıyordum. “Acaba benim deneyimim nasıl olacak?” diye düşünüyordum. Birçok projeye başvurdum. Çoğundan olumsuz dönüş bile almadım ancak vazgeçmeyip başvurmaya devam ettim. Sonunda, sekiz ay boyunca gönüllülük yapacağım gençlik merkezinden kabul aldım ve Ocak 2026’da Türkiye’den Letonya’nın küçük bir şehri olan Gulbene’ye geldim.

Projem boyunca bir gençlik merkezinde çalıştım. Ana görevlerim merkeze gelen çocuklar ve gençlerle vakit geçirmek, merkezin dijital odasında oyun konsolları ve VR gözlükleri konusunda onlara yardımcı olmak, kültür günleri düzenlemek ve çeşitli etkinlikler ile workshoplar hazırlamaktı. Bunların yanı sıra haftada iki gün Japonca ve bir gün de dans dersleri de verdim. Tabii ki her sürecin olduğu gibi bu deneyimin de zorlukları vardı ve benim de zorlandığım anlar oldu. Kolay adapte olabilen biri olsam da ilk bir iki ay benim için oldukça zorluydu. Tamamen farklı bir kültüre, yeni insanlara ve zaman zaman -25°C’ye kadar düşen hava sıcaklığına alışmak hiç de kolay olmadı. Örneğin, buradaki insanlar Türkiye’ye kıyasla daha soğukkanlı oldukları için zaman zaman iletişim kurmakta zorlandım ve kendimi ifade etmenin farklı yollarını bulmaya çalıştım. Bazı konularda ev sahibi organizasyonumla da anlaşamadığımız durumlar oldu. Ancak tüm bu olumsuz deneyimlere çözüm aramak, yeni ortama uyum sağlamaya çalışmak ve her yaşanan olaydan bir ders çıkarmak beni çok geliştirdi. Bir çocuğun “Seni çizdim.” diyerek bana getirdiği resmi hediye etmesi, yaşlılarla bingo oynayıp birkaç saat de olsa onlara farklı bir gün yaşatabilmek ve insanların hayatlarına küçük de olsa dokunabilmek asla unutamayacağım anılar arasında yer alıyor. Proje boyunca farklı ülkelerden gönüllülerle tanışmak, onların kültürlerini öğrenmek ve yeni arkadaşlıklar kurmak da benim için bu deneyimin en değerli parçalarından biriydi.

Projeye başladığım zamanki ben ile bugünkü ben arasında büyük farklar görüyorum. En önemlisi, artık kendimi çok daha rahat ifade edebiliyor ve sekiz ay öncesine göre çok daha özgüvenli hissediyorum.

Ben herkesin hayatında en az bir kez gönüllülüğü deneyimlemesini öneriyorum. Çünkü bunun sadece çalışıp yeni yerler görmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda kendinizi tanıyacağınız, gelişeceğiniz ve uzun yıllar unutamayacağınız bir deneyim olduğunu düşünüyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.