Romanya’nın Targu Jiu şehrinde, Green Fest kapsamında iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan bir projede 2 ay boyunca bulundum. Bu sürenin ilk haftası, birbirimizi tanımaya ve kaynaşmaya yönelik oyunlar ve etkinliklerle geçti. İkinci hafta, iklim değişikliği konusunda birçok araştırma yapıp sunumlar hazırladığımız yoğunca geçen bir haftaydı. Üçüncü haftada, projenin son haftasında gerçekleşecek Green Fest için hazırlıklara ve planlamalara başladık. Dördüncü haftadan itibaren iş bölümünü yaparak planlarımızı netleştirdik ve son hafta için hazırlıklarımıza yoğunlaştık. Son hafta ise festival etkinliğini gerçekleştirdik.
Çalışma saatlerimiz genellikle sabah 10:00’da başlayıp 12:00’de bitiyordu. Günde ortalama 4 saat çalışıyorduk. Hafta sonları tatildi ve ayrıca ayda 2 gün izin hakkımız vardı.
Bu süreçte ben ağırlıklı olarak sosyal medya içerikleri ürettim ve Canva uygulamasını kullanarak paylaşımlar hazırladım. Bu projeye katılmadan önce Canva’yı hiç kullanmamıştım. Dolayısıyla proje sayesinde hem Canva kullanımını öğrendim hem de İngilizce pratiği yapma fırsatı buldum.
Konaklama olarak 3+1, ofise oldukça yakın ama biraz eski bir evde kalıyorduk. Evde hem erkek hem kızlar birlikte kalıyordu ancak her odada aynı cinsiyetten kişiler bulunuyordu. Odalar biraz küçüktü ve mutfak eşyaları (tencere, tava vs.) eskiydi. İlk hafta birlikte alışveriş yapıp beraber yemek pişirdik. Ancak ilk haftadan sonra kendi yemeğimi yapmayı tercih ettim. Başta bu durum biraz tepkiyle karşılandı ama zamanla anlayış gösterdiler.
Bu tercihi yapmamın iki ana sebebi vardı:
Özgürlük ihtiyacı:
Ortak yemek sisteminde alışveriş, yemek yapma ve bulaşık sırasına uymam gerekiyordu. Bu durum beni özgür hissettirmiyordu çünkü günümü bu düzene göre planlamak zorunda kalıyordum. Kendi başıma yemek yaptığımda ise zamanımı daha esnek ve özgür şekilde yönetebildim.
Yemek kültürü ve lezzet
farkı:
Farklı tatları denemeyi seven biriyim. Ancak ev arkadaşlarım yemek yapma konusunda çok özenli değildi ve yemeklerin lezzetini önemsemiyorlardı. Onlar için yemek, sadece karın doyurmak için yapılan bir şeydi. Ucuz ürünlerle basit yemekler yapmayı tercih ediyorlardı. Oysa ben, yemekten keyif almayı önemseyen biriyim ve birçok Türk’ün de bu şekilde düşündüğünü söyleyebilirim.
Oda arkadaşım oldukça uyumlu ve anlayışlıydı. Temizlik, ses ya da koku gibi konularda hiçbir sorun yaşamadım; bu açıdan kendimi şanslı hissediyorum.
Merhabalar,iyi bir deneyim yaşamışsınız. Yurt dışı gönüllülük projeleri çalışmalarına katılmak isteyen bireylere , özellikle üniversite öğrencilerine, biraz süreçten bahsedebilir misiniz?