Türkiye’de gönüllü olarak geçirdiğim hayatımla ilgili ikinci blog yazıma hoş geldiniz. Son iki ay, uyum sağlama ve büyüme dönemi oldu. İlk blog yazımdan bu yana, İzmir’de Pi Gençlik Derneği’ndeki gönüllülük rolüme daha fazla alıştım. Bu yazıda, çalışmalarımın nasıl ilerlediğini, Güneydoğu’ya yaptığım bir seyahatin bana ülkeye dair nasıl yeni bir bakış açısı kazandırdığını ve buradaki günlük hayatın nasıl şekillendiğini anlatacağım.
İzmir’de bir yıl boyunca Avrupa Dayanışma Programı (ESC) gönüllüsü olmak, benim için inanılmaz bir deneyim olmaya devam ediyor. Her ay, yeni zorluklar, maceralar ve kişisel gelişim fırsatları getiriyor. Bu yolculuğumun bazı öne çıkan anlarını paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
Selam sevgili okur, İzmir raporuma tekrar hoş geldin! Son blog yazımdan bu yana iki ay geçti ve çok şey oldu. Yeni atölyeler, yeni yerler ve yeni insanlar son haftalarımı etkiledi ve az çok tutarlı bir günlük yaşam kendini geliştirdi.
Herkese merhaba,yine ben, Almanya’dan Helen! Zaman ne kadar hızlı geçiyor, inanılır gibi değil. İzmir’de Pi Gençlik Derneği ile çalışmaya başlayalı dört ay oldu bile. Bu süre içerisinde o kadar çok şey yaşadım ki… İşte size son birkaç ayın kısa bir özeti:
Son blog yazımı yazdığım gün dün gibi aklımda – günler ve haftalar çok hızlı geçiyor. Geçtiğimiz haftalar aynı anda hem heyecan verici hem de zorlayıcıydı. Hayatımda ilk kez gıda zehirlenmesi yaşadım ve bu tatsız bir sürpriz oldu. Özellikle de geçtiğimiz haftalarda iki kez olduğu için bundan sonra biraz daha dikkatli olacağım.
Adaptasyonun ne olduğunu hiçbir zaman tam anlamıyla bilemeyiz. Her seferinde nihayet anahtarı bulduğumuzu düşündüğümüzde, bazen kendi düşünce kalıplarımızı ve alışkanlıklarımızı aşmamızı gerektiren yeni zorluklarla karşı karşıya kalırız. Ama ben zorlukları seviyorum!
Merhaba!Adım Manon, Fransız’ım ve 22 yaşındayım. Yakın zamanda Tasarım alanında lisans derecemi tamamladım ancak bundan sonra ne yapacağımdan emin değildim. İşte o zaman ESC programını keşfettim. Pi Gençlik Derneği’nin misyonuyla karşılaştım ve vizyon ve hedeflerinden etkilendim ve başvurmaya karar verdim.
Merhaba!Adım Yann, 23 yaşındayım ve Rennes, Fransa’dan geliyorum. Son iki aydır, modernlik ve geleneğin uyum içinde buluştuğu bir şehir olan İzmir’de Erasmus gönüllüsü olarak zenginleştirici ve ufuk açıcı bir deneyim yaşıyorum. Pazarlama alanında yüksek lisansımı tamamladıktan sonra uluslararası bir projede yer almak istiyordum ve zengin kültürü ve sıcakkanlı insanlarıyla beni uzun zamandır büyüleyen Türkiye mükemmel bir seçim gibi görünüyordu.
Merhaba! Benim adım Lorenzo.25 yaşındayım ve İtalya’nım. Üniversitede turizm bilimi okudum ama şu anda hem okullarda hem de gençlik merkezlerinde otizmli çocuklarla eğitimci olarak çalışıyorum. Bu çocuklarla çalışmak gerçekten ödüllendirici bir deneyim oldu ve hem kişisel hem de profesyonel olarak gelişmeme çok yardımcı oldu.
Herkese merhabalar !Adım Lilia-Maïlys, Paris’ten geliyorum ve 20 yaşındayım. 9 aylığına İzmir, Türkiye’ye taşınmaya karar verdim. Eylülde buraya geldim, neden yurt dışında uzun vadeli gönülllülük yapmaya karar verdiğimi anlatmaya ve İzmir’de 2 aydan fazla bir süreden sonra deneyimlerimi paylaşmaya çalışacağım.