Beş ay önce, en yakın arkadaşım Rosanna ile birlikte Türkiye’ye geldim. Bu maceranın ilk iki ayını burada birlikte geçirdik. Hakkında birçok güzel şey duyduğumuz bu ülkeyi keşfedecek olmanın heyecanını yaşıyorduk. Buraya gelip bu projenin bir parçası olacağımız için ikimiz de çok mutlu ve heyecanlıydık.
İlk günden itibaren katıldığımız faaliyetleri ve eğitimleri çok sevdik. Dil kurslarına, konuşma kulüplerine ve farklı etkinliklere katılarak çok çeşitli geçmişlere sahip harika insanlarla tanışma fırsatı bulduk. Bu deneyimler sayesinde unutulmaz anılar biriktirdik ve birbirinden değerli dostluklar kurduk.
Bu aylar boyunca birçok etkinlik düzenledik, İzmir’in güzel sokaklarını keşfettik ve Türkiye’nin zengin kültürünü yakından tanıma fırsatı bulduk. Türk mutfağının eşsiz lezzetlerine, büyüleyici doğal ve tarihi güzelliklerine, ama en çok da insanlarına hayran kaldım. Türk insanının gösterdiği samimiyet, misafirperverlik ve içtenlik beni derinden etkiledi. Hatta Türkiye’nin her köşesinde karşılaştığınız o meşhur, sevecen sokak kedileri bile bu yolculuk boyunca tanıdığım insanların sıcaklığını ve güzelliğini yansıtıyor gibiydi.
Dünyanın farklı ülkelerinden gelen gönüllülerle tanışma şansına da sahip oldum ve birçoğuyla çok güçlü bağlar kurdum. Birlikte maceralar yaşadık, kahkahalar paylaştık, zorlukların üstesinden geldik ve hayatım boyunca unutamayacağım anılar biriktirdik. Bu beş ay boyunca yolumun kesiştiği her bir insana minnettarım.
Özellikle nazik ve cömert Türkçe öğretmenimizle yaptığımız Türkçe derslerinden büyük keyif aldım. Onun sayesinde dil öğrenmek gerçekten çok güzel bir deneyime dönüştü. Zamanla Türkiye benim için sadece gönüllülük yaptığım bir ülke olmaktan çıktı; günlük yaşamımı kurduğum, anılar biriktirdiğim ve kendime ikinci bir yuva edindiğim bir yer hâline geldi.
Türkiye, PIYA ve PIYA ailesinin her bir üyesi kalbimde her zaman çok özel bir yere sahip olacak. Buradan ayrılacak olmayı düşünmek bile beni şimdiden duygulandırıyor. Çünkü burada kendime yeni bir hayat kurdum, unutulmaz dostluklar edindim ve benim için çok değerli anılar biriktirdim.
Kesin olarak bildiğim bir şey var: Bir gün mutlaka geri döneceğim. Bundan yüzde yüz eminim. Türkiye; güzellikleri, cömert insanları, zengin kültürü, köklü tarihi ve eşsiz mutfağıyla gerçekten büyüleyici bir ülke. Herkese içtenlikle bu güzel ülkeyi ziyaret etmelerini ve benim burada hissettiğim mutluluğu, ilhamı ve unutulmaz duyguları yaşamalarını tavsiye ederim.
Her şey için teşekkür ederim. Bu bir veda değil, çünkü vedaları hiç sevmiyorum. Bu yüzden sadece şunu söyleyeceğim:
Yakında görüşürüz, Türkiye.