Letonya’da geçirdiğim ESC gönüllülük deneyimi, hayatımın en öğretici ve en keyifli dönemlerinden biri oldu. Öğretmen olmayı düşündüğüm için bu proje bana sadece yeni bir ülke değil, aynı zamanda çocuklarla gerçek bir bağ kurma fırsatı sundu. Günlerimiz etkinliklerle doluydu; oyunlar, atölyeler, küçük projeler… Çocuklarla iç içe olmak bana hem sabrı hem de iletişimin gücünü öğretti.
Gönüllülüğümü Letonya’nın küçük ve kırsal bir yerleşimi olan Vecpiebalga’da yaptım. Burası adeta herkesin birbirini tanıdığı bir köy gibiydi. İlk günlerde insanlar biraz mesafeli görünse de zamanla ne kadar sıcak ve samimi olduklarını fark ediyorsunuz. Türkiye ile kıyasladığımda yemeklerden müziğe, günlük yaşam alışkanlıklarından sosyal ilişkilere kadar pek çok şeyin farklı olduğunu gördüm. Bu farklılıklar bana dünyaya daha geniş bir pencereden bakmayı öğretti.
Proje süresince farklı ülkelerden gelen gönüllülerle tanıştım. Arrival meeting kapsamında düzenlenen eğitimde birçok kültürden insanla bir araya gelmek, farklı hikâyeler dinlemek ve deneyim paylaşmak benim için çok değerliydi. Bu süreçte az da olsa Letonca öğrendim. Günlük hayatta birkaç kelime bile konuşabilmek insanlarla aranızda güzel bir bağ kuruyor.
Gönüllülük sürecimde en büyük şanslarımdan biri koordinatörüm Lina oldu. Her konuda destekleyici, çözüm odaklı ve gerçekten ilgili biriydi. Onun sayesinde hem çalışma ortamına hem de yaşadığım yere kolayca adapte oldum. Konaklama koşullarım da oldukça rahattı; çalıştığım yer ile odam arasında sadece birkaç merdiven vardı. Bu da günlük hayatı çok kolaylaştırdı.
Projede yalnız değildim, yanımda bir Türk gönüllü arkadaşım da vardı. Birbirimize destek olduk, güzel anılar biriktirdik. Yabancı bir ülkede tanıdık birinin olması insanın kendini daha güvende hissetmesini sağlıyor.
Tabii Letonya deneyiminin en zor tarafı soğuktu. Kış aylarında gerçekten sert bir hava var. Eğer buraya gelmeyi düşünen biri olursa en önemli tavsiyem sıkı giyinmesi olur. Bunun dışında proje sürecinden genel olarak çok memnun kaldım. Ödemeler genellikle zamanında yapıldı, izin kullanımı konusunda hiçbir sorun yaşamadım.
Gönüllülük sürem boyunca Estonya ve Finlandiya’yı da gezme fırsatım oldu. Bu seyahatler deneyimimi daha da zenginleştirdi. Yeni şehirler görmek, farklı kültürleri tanımak ve kendi başıma yol alabilmek bana büyük bir özgüven kazandırdı.
Başta Türkiye hakkında bazı insanların önyargıları olduğunu fark ettim. Kimi kötü deneyimler duymuş, kimi hiç gitmemiş ama yine de mesafeli bakıyordu. Orada bulunduğum süre boyunca ülkemizi elimden geldiğince doğru anlatmaya çalıştım. Tüm düşünceleri değiştirebildim mi bilmiyorum ama en azından Türkiye hakkında olumlu bir izlenim bıraktığımı umut ediyorum.
Bu süreçte beni destekleyen Pi Gençlik Derneği’ne de ayrıca teşekkür ederim. Gönderen kuruluş olarak her konuda yardımcı oldular ve süreci sorunsuz geçirmemi sağladılar.
Kısacası, Letonya’da gönüllülük yapmak benim için unutulmaz bir deneyimdi. Yeni insanlar tanıdım, farklı bir kültürü yakından gördüm, kendimi geliştirdim ve öğretmenlik hayalime bir adım daha yaklaştım. Eğer gönüllülük yapmayı düşünen biri varsa Letonya’yı gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Benim için hem öğretici hem eğlenceli hem de dönüştürücü bir yolculuk oldu.


